Deneme 2 (6)
Ağrı Yönetimi 12 dk okuma

Golfçü Dirseği (Medial Epikondilit): Dirsek Ağrısından İyileşme Yolculuğu

Medial epikondilit (golfçü dirseği), dirseğin iç tarafındaki kemik çıkıntıya yapışan ön kol kaslarının aşırı kullanımı sonucu gelişen bir rahatsızlıktır. Uzun yıllar boyunca bu durumun bir iltihaplanma olduğu düşünülse de, günümüzdeki bilimsel çalışmalar aslında bunun dejeneratif (doku bozulmasına bağlı) bir süreç olduğunu göstermiştir. Günlük hayatta el bileğini bükme, ön kolu içe döndürme ve sıkı kavrama hareketleri sırasında tendonlara binen tekrarlayıcı yükler, mikro düzeyde hasarlara yol açarak dokunun yapısını bozar. Doku bu yükü kaldıramadığında bölgesel kanlanma azalır ve mikroskobik yırtıklar oluşur. Bu durum, kişilerde kavrama gücünde azalma, dirsek içinde keskin ağrılar ve ciddi hareket kısıtlılıklarına neden olur. Güncel fizyoterapi yaklaşımları, tendonun yük taşıma kapasitesini hücresel düzeyde yeniden inşa etmeyi hedefleyen aşamalı ve bilimsel kanıtlara dayalı bir rehabilitasyon sürecini esas alır.

Golfçü Dirseği ile Tenisçi Dirseği Arasındaki Fark

Dirsek ekleminin aşırı kullanım tendinopatileri değerlendirildiğinde iki ana tablo öne çıkmaktadır: dirseğin iç yüzünü etkileyen golfçü dirseği (medial epikondilit) ve dış yüzünü tutan tenisçi dirseği (lateral epikondilit). Her iki problem de benzer aşırı yüklenme mekanizmalarından beslense de anatomik orijinleri, etkilenen kas grupları, biyomekanik vektörleri ve görülme sıklıkları bakımından taban tabana zıt özellikler sergilemektedir.

Golfçü dirseğinde (medial epikondilit) hasarın ana kaynağı, el bileğini avuç içine doğru büken ve ön kolu içe döndüren kasların dirseğin iç kısmındaki ortak bağlantı noktasıdır. Bu bölgede en sık el bileğini büken kaslardan biri (fleksör karpi radialis) ve ön kolu içe döndüren kas (pronator teres) etkilenir. Bunlara ek olarak, daha az kullanılan diğer ön kol kasları da bu duruma katkıda bulunabilir.

Tenisçi dirseğinde (lateral epikondilit) ise sorun, dirseğin dış tarafındaki kemik çıkıntıdadır. Burada, el bileğini geriye doğru kaldıran kasların ortak bağlantı noktası hasar görür; özellikle de el bileğini geriye kaldıran ana kas olan ekstansör karpi radialis brevis etkilenir. Toplumda tenisçi dirseği, golfçü dirseğine göre yaklaşık 4 ila 7 kat daha sık görülür.

Biyomekanik tetikleyicilere bakıldığında, golfçü dirseğinin temel nedenleri arasında güçlü kavrama, dirençli el bileği bükme ve ön kolu içe döndürme hareketleri yer alır. Golf sopasının yere veya topa vurduğu an, beyzbol atışları, tırmanış sırasındaki tutunmalar ve tornavida gibi aletleri kuvvetle çevirmek bu tendonlara yıkıcı gerilimler bindirir. Tenisçi dirseği ise ters el vuruşları, masa başı çalışmaya bağlı el bileğinin aşırı geriye kaldırılması veya parmakların sürekli havada tutulması gibi nedenlerle ortaya çıkar.

Klinik değerlendirmede, bu iki durum farklı testlerle ayırt edilir. Golfçü dirseğinde, dirençli el bileği bükme ve ön kolu içe döndürme sırasında dirseğin iç kısmında keskin ağrı oluşur. Tenisçi dirseğinde ise dirençli el bileği ve parmak geriye kaldırma testleriyle dirseğin dış kısmında ağrı ortaya çıkar. Ayrıca golfçü dirseğinde, dirseğin iç kısmından geçen sinirin (ulnar sinir) sıkışma riski vardır; bu durum serçe ve yüzük parmaklarında uyuşmaya yol açabilir.

Biyomekanik ve Klinik KriterGolfçü Dirseği (Medial Epikondilit)Tenisçi Dirseği (Lateral Epikondilit)
Anatomik LokalizasyonMedial epikondil (Dirseğin iç yüzeyi)Lateral epikondil (Dirseğin dış yüzeyi)
Primer Tutulan Kas BirimiFleksör karpi radialis, pronator teres, fleksör digitorumEkstansör karpi radialis brevis, ekstansör digitorum
Baskın Hareket PaterniTekrarlayıcı el bileği fleksiyonu, ön kol pronasyonu, kavramaTekrarlayıcı el bileği ekstansiyonu, ön kol supinasyonu
Klinik Görülme OranıTüm epikondilopatilerin %10-20’siTüm epikondilopatilerin %80-90’ı
Spesifik Tanı TestleriDirençli bilek fleksiyonu ve pronasyon provokasyon testiCozen testi, Mill testi, dirençli 3. parmak ekstansiyonu
Eşlik Eden Nörolojik RiskUlnar sinir basısı / irritasyonu (Kubital tünel hattı)Radyal sinir derin dalı (PIN) irritasyonu

Rahatlama ve Ağrıyı Azaltma Teknikleri

Medial epikondilit (golfçü dirseği) yönetiminde başlangıç evresi, dokudaki mekanik gerilimi azaltmayı ve hassaslaşmış ağrı sinir uçlarını sakinleştirmeyi hedefler. Geleneksel yaklaşımların önerdiği tam istirahat, tendon hücrelerinin işlevini durdurmasına, kas erimesine ve tendonun esnekliğini kaybetmesine yol açtığı için yerini göreceli dinlenme ve kontrollü yüklenmeye bırakmıştır. Bu doğrultuda danışanın günlük yaşamında dokuyu zorlayan ani, yüksek hızlı ve sarsıcı kuvvetler geçici süreyle ortadan kaldırılırken, tolere edilebilir düşük seviyeli fonksiyonel yükler korunur.

Sıcak-soğuk uygulamaları semptomların evresine göre belirlenir. Akut ağrılı dönemde veya günlük aktivitelerin hemen ardından hissedilen zonklayıcı ağrılarda, 15-20 dakikalık soğuk kompres uygulamaları yüzeyel kan akışını azaltarak şişliği ve ağrı iletimini baskılar. Buna karşılık, kronik sertlik yaşayan veya egzersiz öncesi hazırlık yapan danışanlarda sıcak uygulamalar öne çıkar. Sıcaklık artışı, ön kol kas liflerinin esnekliğini artırır, kan dolaşımını uyarır ve mekanik sertliği azaltır.

Biyomekanik yükü hafifletmek amacıyla kullanılan destekleyici epikondilit bantları, dirseğin iç kısmındaki kemik çıkıntının yaklaşık 2-3 santimetre altına, kas karnının en geniş bölgesine yerleştirilir. Bu bant, kas liflerinin tendon yapışma noktasına uyguladığı çekme kuvvetini dağıtarak mekanik bir bariyer oluşturur ve tendona binen gerilimi azaltır. Bandın sadece zorlayıcı aktiviteler sırasında kullanılması, istirahat durumunda ise kas tembelliğini önlemek için çıkarılması gerekir.

Tamamlayıcı olarak uygulanan kinezyolojik bantlama teknikleri ise deri altı basıncı azaltarak lenf akışını hızlandırır ve derideki basınç reseptörlerini uyararak ağrı kontrolüne katkıda bulunur. Klinik seanslarda kullanılan TENS gibi elektrofiziksel ajanlar, omurilik düzeyindeki ağrı kapısı mekanizmasını aktif kılarak danışanın ağrı algısını azaltır ve manuel terapiye uyumu kolaylaştırır.

Eklemi Hareketlendirme (Mobilizasyon) Yöntemleri

Dirsek eklemi, üç ayrı eklemin (üst kol ile dirsek kemiği, üst kol ile ön kol kemiği ve ön kolun iki kemiği arasındaki eklem) kusursuz bir biyomekanik uyum içinde çalıştığı anatomik bir bütündür. Medial epikondilitli (golfçü dirseği) danışanlarda sadece tendonda değil, bu eklemlerin mikro düzeydeki kayma ve yuvarlanma hareketlerinde de sertlik veya pozisyonel uyumsuzluklar sıklıkla tabloya eşlik eder. Eklem hareketlerindeki bu kısıtlılıklar, ön kol kaslarının tendonlarına anormal burulma kuvvetleri bindirdiğinden, fizyoterapist tarafından uygulanan eklem mobilizasyonları (hareket açtırma teknikleri) mekanik dengenin yeniden kurulmasında belirleyici rol oynar.

Manuel terapide devrim niteliği taşıyan Mulligan Harekete Entegre Mobilizasyon (Mobilization with Movement – MWM) konsepti, dirsek patolojilerinde son derece yüz güldürücü sonuçlar sunmaktadır. Bu yöntemde fizyoterapist humerusu sabitlerken ulnar kemiğe ağrısız bir lateral kayma kuvveti uygular; bu pasif kuvvet kesintisiz sürdürülürken danışandan daha önce dirsekte ağrı oluşturan hareketi (örneğin yumruk sıkma veya el bileği fleksiyonu) aktif olarak icra etmesi istenir. Pozisyonel sapmanın manuel olarak düzeltilmesiyle ağrı hissi anında sıfırlanır, eklem içi mekanoreseptörler resetlenir ve ağrısız kavrama kabiliyeti hızla gelişir.

Bölgesel karşılıklı bağımlılık (regional interdependence) prensibi gereğince rehabilitasyon yalnızca dirsek eklemiyle sınırlandırılmamalıdır. Alt boyun ve üst sırt omurlarına uygulanan hareket açtırma teknikleri, koldaki sinir sistemi tonusunu düzenleyerek doku kanlanmasını ve ağrı toleransını olumlu etkiler. El bileğindeki küçük kemiklerin ve ön kolun alt ucundaki eklemin hareketlendirilmesi ise ön koldaki gerilimi her iki uçtan dengeler.

Anatomik olarak medial epikondilin (dirseğin iç kısmındaki kemik çıkıntı) hemen arkasındaki kanaldan geçen ulnar sinir, medial tendinopatilerdeki doku ödemi veya kas spazmı sebebiyle sıkışma ve tahriş tehdidi altındadır. Danışanda serçe parmağa doğru yayılan karıncalanma veya sızlama bulguları saptandığında, sinir kaydırma egzersizleri sürece dahil edilir.

Ulnar sinir kaydırma egzersizinde: kol omuz hizasında yana açılır, el bileği geriye doğru bükülür ve başparmak ile işaret parmağı birleştirilerek “O” halkası oluşturulur. El bir gözlük veya maske takar gibi yüze doğru yaklaştırılırken baş aynı tarafa doğru eğilir; ardından kol başlangıç pozisyonuna dönerken baş karşı tarafa yönlendirilir. Bu kontrollü salınım hareketi, sinir dokusuna aşırı çekme gerilimi bindirmeksizin kanal içinde serbestçe kaymasını sağlar, yapışıklıkları çözer ve sinir kanlanmasını artırır.

Kas Gevşetme ve Kuvvetlendirme Aşamaları

Tendon dokusunun temel biyolojik özelliği, maruz kaldığı mekanik yüklenmeye bağlı olarak şekillenmesidir. Mekanotransdüksiyon adı verilen hücresel mekanizma sayesinde, tenositler kontrollü çekme gerilimini algılayarak Tip 1 kollajen sentezini ve hücre dışı matriks onarımını başlatır. Bu sebeple kas gevşetme ve kuvvetlendirme süreci, rastgele egzersizlerden ziyade dokunun biyolojik olgunlaşma evrelerine göre planlanmalıdır.

Kuvvetlendirme protokolünün öncesinde ön kol fleksör kas grubundaki ve pronator teresteki miyofasiyal tetik noktaların gevşetilmesi şarttır. Terapist tarafından uygulanan derin transvers friksiyon masajı, alet destekli yumuşak doku mobilizasyonu (IASTM) ve tetik nokta baskıları mikrosirkülasyonu tetikleyerek kas tonusunu düşürür. Ardından kol dirsekten düzleştirilip avuç içi yukarı bakar vaziyetteyken el bileğinin diğer elle geriye doğru nazikçe çekilmesiyle yapılan statik fleksör germeleri, kas liflerinin elastikiyetini koruyarak tendona binen istirahat gerilimini azaltır.

Kuvvetlendirme hiyerarşisi biyolojik olarak dört temel evrede ilerler:

İlk evre olan izometrik yükleme aşaması, yüksek ağrı seviyesine sahip akut ve subakut danışanlar için uygundur. El bileği nötral pozisyondayken eklemde hiçbir hareket oluşturmadan el bileği fleksörlerinin submaksimal (%50-70) güçle 30-45 saniye boyunca kasılı tutulması, merkezi sinir sisteminde kortikal inhibisyonu tetikleyerek belirgin bir analjezik etki yaratır ve tendonu yormadan mekanik olarak uyarır.

İkinci evrede eksantrik yüklemeye geçilir. Tendon rehabilitasyonunun en kritik basamağı olan eksantrik çalışmada, kas lifleri gerim altındayken uzar. Danışan eline aldığı hafif bir ağırlığı sağlam kolunun yardımıyla yukarı kaldırır; ardından yalnızca etkilenen koluyla 3 ila 5 saniye süren çok yavaş ve kontrollü bir tempoda aşağı doğru indirir. Bu negatif yükleme, düzensizleşmiş kollajen liflerinin paralel eksende hizalanmasını sağlayan temel biyomekanik uyarıcıdır.

Üçüncü evre, tendonun elastik enerji depolama ve yüksek gerilime dayanma kapasitesini artıran Ağır Yavaş Direnç (Heavy Slow Resistance – HSR) eğitimidir. Konsantrik ve eksantrik fazların üçer saniyelik kontrollü bir tempoyla uygulandığı yüksek dirençli el bileği fleksiyonları, tendon rijitliğini (stiffness) ideal seviyeye taşır. Bu aşamada pronator teres kası için ucuna asimetrik ağırlık takılmış bir sopa veya çekiç kullanılarak dirençli pronasyon-supinasyon rotasyonları devreye sokulur.

Dördüncü ve tamamlayıcı evre kinetik zincirin entegrasyonudur. Dirsek eklemi vücuttaki kuvvet aktarım zincirinin yalnızca bir köprüsüdür; yapılan araştırmalar medial epikondilit gelişen bireylerde omuz dış rotatörleri, serratus anterior ve alt trapezius kas kuvvetlerinde belirgin kayıplar olduğunu göstermektedir. Skapular stabilite ve omuz kuşağı yeterince güçlü olmadığında, fırlatma ve kavrama esnasında oluşan tüm reaktif kuvvet doğrudan medial fleksör tendona biner. Bu nedenle rotator kılıf güçlendirmeleri ve skapular retraksiyon egzersizleri dirsek rehabilitasyonunun ayrılmaz bir parçası olarak programa dahil edilmelidir.

Aşamalandırma EvresiTemel Fizyolojik AmaçSeçkin Egzersiz UygulamasıKlinik Dozaj ve Uygulama Şekli
Evre 1: İzometrik YüklemeAğrıyı baskılama, motor kortikal inhibisyon, tenosit uyarımıNötral Pozisyonda İzometrik El Bileği Fleksiyonu5 tekrar × 30-45 saniye tutuş, günde 2-3 seans
Evre 2: Eksantrik GüçlendirmeKollajen lif dizilimini düzeltme, tendon remodelingiSağlam Kol Destekli Kaldırma, Yavaş Negatif İndirme3 set × 10-12 tekrar, 3-5 saniyelik eksantrik iniş
Evre 3: Ağır Yavaş Direnç (HSR)Tendon rijitliğini ve maksimal yük toleransını artırmaYavaş Tempoda Dirençli Fleksiyon ve Çekiç ile Pronasyon3-4 set × 6-10 tekrar, 3 sn iniş / 3 sn çıkış temposu
Evre 4: Kinetik Zincir EğitimiProksimal kuvvet aktarımını sağlama, dirsek yükünü azaltmaSkapular Retraksiyon, Omuz Dış Rotasyonu, Dinamik Kavrama3 set × 12-15 tekrar, haftada 3-4 gün

Günlük Hayata Dönüş ve Performansı Artırma

Tendon dokusunun mekanik stabilitesi sağlandıktan sonra danışanın iş hayatına, spora ve günlük yaşam rutinlerine dönüş süreci titizlikle yönetilmelidir. Bu geçiş rasgele bir takvim süresine göre değil, danışanın doku toleransını ve ağrı eşiğini ölçen kriter temelli bir protokol ile gerçekleştirilir.

Aktivite yoğunluğunun artırılmasında en güvenilir klinik rehber “24 saatlik semptom izlem kuralı”dır. Fiziksel bir aktivite veya egzersiz seansı esnasında hafif düzeyde bir zorlanma hissi (Görsel Ağrı Skalasına göre 0-10 üzerinden maksimum 2-3 seviyesi) kabul edilebilir sınırlar içindedir; ancak oluşan bu rahatsızlığın aktivite bitimini takip eden 24 saat içerisinde tamamen bazal seviyesine dönmesi şarttır. Şayet ertesi sabah dirsekte zonklayıcı bir sızı, artmış tutukluk veya kavrama zayıflığı mevcutsa, tendonun tolere edebileceği mekanik kapasite aşılmış demektir. Bu durumda panik yapılmamalı, aktivitenin sıklığı, ağırlığı veya set sayıları bir basamak geriye çekilerek dokunun yeni duruma uyum sağlamasına zaman tanınmalıdır.

Günlük yaşam alışkanlıklarının ve çalışma alanlarının ergonomik olarak yeniden düzenlenmesi nüks riskini ortadan kaldırır:

  • Çalışma Ortamı ve Bilgisayar Ergonomisi: Masa başı çalışan danışanlarda el bileğinin klavye veya fare üzerinde aşırı bükülü (ekstansiyon veya aşırı fleksiyon) durması önlenmeli, el bileği nötral hatta hizalanarak ergonomik bilek destekleri kullanılmalıdır. Dirseklerin gün boyu sert masa yüzeylerine dayandırılması doğrudan kubital tünel üzerindeki ulnar siniri sıkıştıracağından bu alışkanlık terk edilmeli veya yumuşak pedlerle temas noktaları korunmalıdır.
  • Kaldırma ve Taşıma Biyomekaniği: Ev işlerinde ya da mesleki yük kaldırmalarda avuç içlerinin tavana baktığı pozisyonlar fleksör tendon birimlerine maksimal gerilim yükler. Ağır nesneler taşınırken ön kol nötral pozisyona getirilmeli (başparmak yukarı bakacak şekilde çekiç tutuşu), yük vücuda olabildiğince yakın tutulmalı ve kaldırma gücü bilek kaslarından değil pazı (biceps), omuz ve gövde kaslarından transfer edilmelidir.
  • Sportif Adaptasyonlar ve Ekipman Seçimi: Golf, tenis veya tırmanış ile ilgilenen danışanlarda tutma aparatının kalınlığı kritik öneme sahiptir. Çok dar grip ölçüsüne sahip raket veya sopalar, nesneyi düşürmemek adına parmak fleksörlerinin aşırı sıkılmasına yol açarak tendonu aşırı yükler. Grip ölçüsünün danışanın el anatomisine göre optimize edilmesi tendon stresini belirgin şekilde düşürür. Ayrıca golf ve fırlatma sporlarında vuruş kinetiği sadece kola bırakılmamalı; kalça rotasyonu ve gövde torku kullanılarak kinetik enerjinin tüm bedenden akışı sağlanmalıdır.

Rehabilitasyonun nihai aşamasında yüksek hızlı reaktif tendon fonksiyonunu geri kazanmak için hafif ağırlıklı sağlık toplarıyla yakalama-atma çalışmaları, elastik dirençli pliyometrik vuruş simülasyonları ve spora özgü dinamik kavrama drilleri uygulanır. Danışanın tam eklem hareket açıklığına ulaşması, kontralateral (etkilenmemiş) tarafın en az %85-90’ı oranında kavrama kuvveti sergilemesi ve fonksiyonel yüklemeleri ağrısız tamamlaması, tam performansla sahaya ve aktif yaşama dönüşün objektif kanıtlarıdır.

Sonuç ve Klinik Değerlendirme

Golfçü dirseği (medial epikondilit), dirsek ekleminin iç kenarındaki lokalize bir rahatsızlık gibi görünse de el bileğinden omuz kuşağına kadar uzanan bütüncül biyomekanik zincirin aşırı yüklenme problemidir. Pasif yöntemler ve mutlak hareketsizlik tendonda kalıcı iyileşme üretmekte yetersiz kalırken; aşamalı izometrik, eksantrik ve ağır yavaş direnç egzersizlerinin eklem mobilizasyonu ve ergonomik düzenlemelerle birleştirilmesi doku kapasitesini artıran en temel unsurdur.

Fizyoterapist rehberliğinde yönetilen, dokunun biyolojik hızına saygı duyan ve kinetik zinciri güçlendiren programlı bir rehabilitasyon süreci ile tendon matriksi yeniden reorganize edilir. Kademeli ilerlemeyi benimseyen danışanlar dirsek ağrılarından arınarak hem günlük yaşam aktivitelerine hem de yüksek hedefler barındıran sportif performanslarına güvenle geri dönebilmektedir.

Reece CL, Susmarski A. Medial Epicondylitis. Treasure Island, FL: StatPearls Publishing LLC; 2020

Video kapağı

Okur görüşleri

Sizin deneyiminiz 0

Sorularınızı ve deneyiminizi paylaşın. Her yorum yayınlanmadan önce kontrol edilir.

Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. İlk katkıyı siz yapın.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Web sitesi ve bağlantı alanı kabul edilmez.

Bağlantı paylaşımı ve tanıtım içerikleri kabul edilmez.

Yorumlar moderasyon sonrasında yayınlanır.KVKK bilgilendirmesi

Hizmet alanları ve başvuru koşulları hakkında bilgi alın.

Fzt. Ahmet Karadağ
Bilimsel & Güvenilir Yaklaşım
Kişiye Özel Tedavi
Modern Tedavi Ortamı